5 Aralık 2011 Pazartesi

Heavy Metal


Heavy Metal'in Doğuşu

Heavy Metal ne zaman basladi? Buna yanit vermek oldukça zor. Bu konuda isim yapmis Rock yazarlarinin çogu ilk Heavy Metal eserleri olarak Kinks grubunun "You Really Got Me" ve Who'nun "My Generation" sarkilarini gösterirler. 1964'e denk düsen bu parçalari Modern Heavy Metal parçalari ile karsilastirdigimizda, nesine Metal dendigini pek anlamasak da uzmanlar öyle diyorlarsa bir bildikleri vardir. Müzik yasantisini hala sürdüren Alice Cooper (Gerçek adiyla Vincent Fournier), lise yillarinda kurdugu grubu The Spiders ile ilk gerçek Heavy Metal'ci ünvanini tartismasiz bir sekilde alir. Gerçi Cooper'in da günümüzdeki anlamiyla Metal yapmaya baslamasi 1971 tarihli klasigi "Love It To Death" ile olur.

1966 ile birlikte sözsel ve enstrümantel sertligini yavas yavas artiran Rock, kökleri olan Rock n'Roll ve Blues'dan biraz daha uç noktalara kaymis ve "Hard Rock" tabiri ilk defa kullanilmaya baslanmistir. 1965-1970 yillari arasinda  müziklerine Hard Rock denilebilecek gruplar da dogmaya baslamistir. Golden Earring, Cream, Jimi Hendrix Experience, Led Zeppelin, Vanilla Fudge, Iron Butterfly, Steppenwolf, Blue Cheer, MC5, Deep Purple, Grand Funk Railroad, Free, Uriah Heep, Mountain, Humble Pie, Bloodrock, Black Widow, Cactus ve Black Sabbath bu türün öncüleri arasindadir. Heavy Metal terimi ise ilk kez Steppenwolf'un ünlü parçasi "Born To Be Wild"da, motosiklet gürültüsünü tanimlayan "heavy metal thunder" tamlamasinda kullanilmistir.

Cream ve Jimi Hendrix Experience, Heavy Metal'e ticari anlamda hayat veren ilk gruplardir. "Sunshine Of Your Love" ve "White Room"daki sert Eric Clapton gitarlari ile Cream, yillar sonra kurulacak Metal gruplarini derinden etkilemistir. Bir diger efsanevi grup ise Heavy Metal'in en büyük efsanesi Jimi Hendrix'in taskin gitarini temel alan Jimi Hendrix Experience'dir. "Insanlar salamura gibi üstüste yigilmislardi. Onlari harekete geçirmek için gürültülü müzik yapmaya karar verdim" diyen Hendrix bir bakima Heavy Metal'in de temel mesajini vermektedir. Iron Butterfly da 19 dakikalik unutulmaz klasigi "Inna Gadda da Vida" ile daha sonralari bu tarz müzigin önemli unsurlari olacak uçup giden davul ve gitar sololarina ilk örnekleri vermistir.

ABD'de Bad Company ve UFO gibi gruplar patlama öncesi Heavy Metal'in temelini olustururlarken, asil patlamayi gerçeklestirecek gruplar Ingiltere'de kurulma asamasindadir. Deep Purple klasik müzige de yakin tarzda ilk albümlerini yayinlarken, daha depresif söylemiyle Led Zeppelin Hard Rock ile Heavy Metal arasindaki ince çizgide durmaktadir. Ama bir grup vardir ki patlamanin tek basina atesleyicisi olacaktir: Black Sabbath. 70'lerin basinda Hard Rock / Heavy Metal tarzi müzigin krallari sayabilecegimiz bu üç Ingiliz grubuna kisaca deginmekte fayda var.

Deep Purple, Rock dünyasinda o ana kadar görülmemis kompozisyonlar ve cesaret isteyen enstrümantel teknikler getirmistir. Bunda iyi bir klasik müzik dinleyicisi olan Jon Lord ile gerçek bir gitar ustasi olan Ritchie Blackmore'un payi büyüktür; tabii bir de muhtesem sesiyle Ian Gillan'in. Progressive Rock örnekleri sayabilecegimiz ilk üç albümünün ardindan bir de Londra Senfoni ile klasik müzik konseri veren ve bunu albüme döken grup, biraz da Blackmore ve gruba yeni giren Gillan'in baskilari ile daha sert müzige döner ve muhtesem "In Rock" 1970'de yayinlanir. Bunu izleyen "Fireball" ve "Machine Head" gruba Hard Rock kralligini getirecektir. "In Rock"tan muhtesem "Child In Time" ve "Machine Head"den unutulmaz "Smoke On The Water" gruba tartisilmaz bir konum kazandirmistir. "Fireball", "Highway Star" ve daha sonraki eserlerinden "Burn" gibi enerjik parçalarin yaninda "Lazy", "Mistreated" gibi depresif parçalar ile adlarini Rock tarihine yazdirmislardir.

Led Zeppelin'in müzigi Purple'inki ile karsilastirildiginda biraz daha serttir. Onda klasik müzik havasi veren tuslu çalgilar ve teknik isteyen ama sonu belli bir tarzdaki gitar sololari yoktur. Zeppelin'in gitar sololari daha uçuktur ve beklenmedik yönlere gider. Davul daha vurucudur, asla arka planda kalmaz. Sözler daha sert ve daha tabu konularla ilgilidir. Önceleri, Eric Clapton ve Jeff Beck gibi efsanevi gitaristler çikaran Yardbirds'de çalan Jimmy Page ve solist Robert Plant'in önderliginde olusturduklari tarz ile Heavy Metal'e satanik damgasi vurulmasina yol açacak ilk gruptur Led Zeppelin. Sonrasinda grubun basari için ruhlarini seytana sattigi, bir çok sarki sözlerinde gizli gizli seytani ve satanizmi öven sözler oldugu söylenecektir. Biraz da bunun ve isimsiz ilk dört albümün yarattigi gizemle grup hatiri sayilir bir kitleyi kendine baglamistir.

Reggae'den folka bir çok degisik müzik tarzini Heavy Rock potasinda erittikleri müzikleriyle adlarinin yanina "Tüm zamanlarin en çok bilinen Heavy Metal grubu" ünvanini da ekleyeceklerdir. Bunda hala bile ABD radyolarinda en çok istek alan parça olan "Stairway To Heaven"in da etkisi büyüktür. Bunun yaninda "Whole Lotta Love", "Black Dog", "Dazed And Confused", "D'yer Mak'er" gibi klasiklerini de unutmamak gerekir. Daha geç dönem eserleri arasinda da "Kashmir", "Achille's Last Stand" gibi uzun ve saglam bestelerini saymak gerekir.

Grubun "rock till you drop" tarzi konserleri ise saatler süren ayinlere dönmektedir. Enerji ve adrenalin üst düzeydedir; bir de konser alaninin üstünü kaplayan marihuana dumani. Sonradan bir çok Metal konserinde görmeye alisacagimiz uzun gitar ve davul sololari ilk defa Zeppelin tarafindan gerçeklestirilmistir. John Bonham'in kendini kaptirdigi konserlerde bir saate varan davul sololari attigi anlatilir efsanelerde!

Ve Black Sabbath. 30 yil sonra dönüp bakildiginda ve günümüz sartlarina göre degerlendirildiginde Deep Purple ve Led Zeppelin'e ancak Hard Rock grubu denilebilecekken, Black Sabbath tartisilmaz bir sekilde Heavy Metal'dir. Bu yüzden grubun Heavy Metal tarihindeki yeri essizdir. Yogun, karanlik, ugursuzluk kokan müzikleri ve adeta çatirdayan gitarlari ile yepyeni bir tarz getirirler Rock'a. Gitarist Tony Iommi ve grup arkadaslari Ozzy Osbourne, Geezer Butler ve Bill Ward, iki klasik albüm "Paranoid" ve "Master Of Reality" ile bunlarda yer alan klasikler "N.I.B.", "Paranoid" ve "Children of the Grave" ile Heavy Metal'e yön çizerler. Metallica ve Nirvana gibi yillar sonra kurulacak gruplar müzikal yönelimlerini, üyelerinin gençliklerinde dinledikleri Black Sabbath klasiklerinden alacaklardir. Ciddi bir sekilde bakildiginda Black Sabbath öyle bir gruptur ki katiksiz saf Heavy Metal'in, yetmislerin sonunda patlayacak Punk/Metal tarzinin, seksenlerin sonu doksanlarin basinda Seattle'da patlayacak Grunge'in, Kuzey Avrupa ülkelerinde çikis bulacak satanik söylemli Black Metal'in temelinde durmaktadir.

Her ne kadar Satanizm'i Heavy Metal'e Led Zeppelin'in soktugu kesin olsa da bunu en iyi kullanan grup Black Sabbath olur. Giyimlerinden sahne düzenlemelerine, sarki sözlerinden albüm kapaklarina kadar her konuda buram buram seytan kokmaktadir grup. Normal olarak grubun, siradan ebeveynler üzerinde yarattigi infial büyüktür. Yillar yili sürecek Heavy Metal düsmanliginin temelleri de Sabbath'in özellikle de asi solistleri Ozzy'nin kisiliginde toplanan tepkiler ile atilir.

Yetmislerin ortalarinda, yedi yeni grup sahneye çikar ve farkli yönlere dogru giderek bir Heavy Metal yelpazesi olusumuna katkida bulunurlar. Judas Priest, bu tarz müzikte çift solo gitarist kullanan ilk grup olur. Aerosmith blues'a geri dönüs ile birlikte seks ve uyusturucuyu da getirir. Thin Lizzy costurucu ve eglendirici bir tarzin öncüsüdür. "Bohemian Rhapsody" gibi bir saheserin yaraticisi Queen ise daha seçkinci ve adina uygun bir sekilde daha asildir. Kiss, Alice Cooper'in makyajini ve sahnesini biraz daha ileriye götürerek Glam Rock'in temellerini atar. Blue Oyster Cult ise 60'larin basit söz ve ritmlerini Heavy Metal'e katan gruptur. AC/DC'nin getirdigi ise Heavy Metal'in temel taslarindan olacak saldirganliktir.

Bu yillarda ortaya çikmis olan bir çok grup, birer Heavy Metal devi olarak yerlerini saglama alirken, Metal disi olarak siniflandirabilecegimiz bazi Rock gruplari da bu tarzdan etkilenerek müziklerine Heavy unsurlari da katmislardir. Bunlarin en önde gelenleri olarak Physicodelic Rock tarzinin öncüsü Pink Floyd'u, yine Progressive Rock gruplari Genesis, Jethro Tull, Yes ve King Crimson'i sayabiliriz. Hatta Jethro Tull, 80'lerde oldukça sert parçalar da yaparak Grammy ödülleri kapsaminda 1989'da ilk kez verilen Heavy Metal Grubu ödülünü de kazanacaktir. Rush ve Marillion gibi daha geç dönem Progressive gruplari da Heavy Metal ögelerini sıkça kullanmislardir.

Ne yazik ki yetmislerin sonlariyla birlikte Klasik Heavy Metal yillarinin da sonu gelmistir. Aerosmith, Thin Lizzy ve Black Sabbath, üyelerinin uyusturucu sorunlarina yenik düsmüstür. Kiss, isi ticarete dökerek ruhunu kaybetmistir. Deep Purple eleman degisiklikleriyle kendi kendini bitirirken, baterist John Bonham'in ölümü Led Zeppelin efsanesinin de sonu olmustur. Judas Priest ve Queen, tarihlerinin en sönük eserlerini vermislerdir. Metal ölüm dösegindedir.

Yine de çok az sayida grup bayragi tasimaya devam ederler. Okul çocugu giyimli Angus Young'un degisik gitar tarzi ve Bon Scott'in cehennemi çigliklari AC/DC'yi Metal'in yeni lideri konumuna getirmistir. Bununla birlikte ilk gitar kahramanlarindan Ted Nugent'in adi sikça duyulmaya baslanmistir. Deep Purple'dan ayrilan Ritchie Blackmore da daha özgür ve sert takildigi yeni grubu Rainbow'da tüm zamanlarin en iyi Metal solistlerinden Ronnie James Dio ile çalisma sansi yakaladigi iki albüm ile efsanelesmistir: "Rainbow Rising" ve "Long Live Rock n'Roll". Bu iki albüm ayni zamanda Heavy Metal dünyasinin, konusunu mitolojiden alan eski efsaneler ile ilk tanismasi olur. Dio, daha sonra kurdugu kendi grubunda bu epik tarza çok fazla yer verecek, seksenlerin sonuyla hayat bulacak olan Power Metal de, Dio'nun destanlardan, kutsal savaslardan, sövalye ve kahramanlardan bahseden bu tarzini temel alacaktir.

Alıntı ve katmadır...


Hiç yorum yok: